Etüd Mü Etüt Mü? Bir Anın Peşinden… Hayat, bazen küçük detayların içinde kaybolur. Sabah uyanırsınız, kahvenizi alıp pencerenin önünde bir süre sessizce dışarıyı izlersiniz. Kafanızda dönüp duran sorular vardır, bazen bunlar çok derin, bazen ise sıradan. Ama her biri, sizi bir noktada düşündürür. Geçen hafta yaşadığım bir olayda, işte böyle bir anı fark ettim. Her şey, bir kelimeyi yanlış söylemekle başladı: “Etüd mü, etüt mü?” Ama bu kelime, ne kadar basit görünse de, içimde bir sürü duyguyu harekete geçirdi. O an: Etüt mü, etüd mü? Kayseri’nin soğuk sabahlarından biriydi. Okulda ikinci dönem başlamıştı, herkes yeni derslerine odaklanıyordu. Bir öğretmenimizle sohbet…
Yorum BırakSağlıklı Yaşam Tüyoları Yazılar
Türkiye’de Akarsuların Debisi Yüksek Mi? Pedagojik Bir Bakışla Doğa ve Eğitim İlişkisi Eğitim, sadece bir bilgi aktarımı değil, insanların dünyayı anlamlandırma biçimlerini dönüştüren bir süreçtir. Hepimiz, farklı hızlarla ve şekillerde öğreniriz. Bazen bilgiyi doğrudan, bazen de çevremizdeki dünyayı keşfederek elde ederiz. İşte bu keşiflerin çoğu, doğal dünyayla tanışmak ve onu anlamak üzerinden başlar. Doğa bilimleri, özellikle de suyun döngüsü ve akarsuların debisi gibi kavramlar, eğitimde çok önemli bir rol oynar. Bu yazı, bir sorudan yola çıkarak öğrenmenin dönüştürücü gücünü ve pedagojik açıdan bu tür bilimsel bilgilerin nasıl daha anlamlı hale getirilebileceğini tartışacak. Türkiye’nin Akarsuları ve Debi: Doğal Bir Bağlamda Eğitim…
Yorum BırakpH 6 Olursa Ne Olur? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Bir kelime, bir cümle, bir paragraf bazen bir dünyayı değiştirir. Edebiyat, sadece yazılmış kelimelerden ibaret değildir; her harf, her nokta, her sessizlik bir anlam dünyasının kapısını aralar. Tıpkı pH seviyesinin suyun doğasında yaptığı değişimi yansıttığı gibi, edebiyat da insan ruhunda iz bırakan, dengeyi ya da dengesizliği ortaya çıkaran bir güçtür. Ancak bir dengeyi kaybetmek, bir parametreyi değiştirmek – tıpkı suyun pH değerinin 6’ya düşmesi gibi – içsel ve dışsal dünyalarda da dönüşümler yaratır. Edebiyat da aynı şekilde, okurun ruh halini, düşüncelerini, toplumsal yapıları değiştirebilir. Peki, pH 6 olursa ne olur? Bu…
Yorum BırakKulak İltihabı Yüksek Ateş Yapar mı? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Günümüzde toplumlar, sağlık gibi bireysel meseleleri ve siyasetin ne kadar iç içe geçmiş olduğunu sıkça tartışıyorlar. Siyaset, yalnızca devletin yönetimiyle ilgili kararlar almakla sınırlı değildir; aynı zamanda toplumsal düzenin, güç ilişkilerinin, ve yurttaşlık anlayışlarının nasıl şekillendiğini de kapsar. “Kulak iltihabı yüksek ateş yapar mı?” gibi basit bir soru bile, toplumsal yapıları, kurumsal kararları ve bu kararların toplum üzerindeki etkilerini sorgulatan bir soruya dönüşebilir. Bugün, bu soruyu analiz ederken aslında iktidar, meşruiyet, katılım ve demokrasi gibi önemli siyasal kavramları yeniden değerlendireceğiz. İçinde bulunduğumuz siyasal ortam, sağlık politikalarından ekonomiye, bireysel haklardan…
Yorum BırakKadın Sığınma Evi ve Çocuk Kabulü: Felsefi Bir Yaklaşım Bir insan, karanlık bir odada yalnız başına kaldığında, yaşadığı acı ve korkuların ağırlığı ne kadar belirgindir? Peki, aynı odada bir çocuk da varsa, bu karanlık odanın anlamı ve değeri nasıl değişir? Bir kadının yaşadığı şiddetten kaçarken çocuklarıyla birlikte bir sığınma evine sığınması, sadece fiziksel bir sığınma eylemi midir, yoksa bu durum, felsefi olarak farklı bir varlık anlayışını mı ortaya koyar? Kadın sığınma evinin çocuk kabul etme meselesi, tek bir insanın acısı ile toplumsal sorumluluklar arasında sıkışmış, derin etik, epistemolojik ve ontolojik tartışmalar doğuran bir konu olarak karşımıza çıkar. Bu yazı, kadın…
Yorum BırakHusserl’e Göre Varlık Nedir? Derin Bir Felsefi Keşif Bazen bir an durup, çevremizdeki dünyayı düşündüğümüzde, basit bir soruyla karşımıza çıkabiliriz: Varlık nedir? Ya da daha özel olarak: Benim varlık dediğim şey, gerçekten var mı? Bu soru, tarih boyunca filozofları, bilim insanlarını, sanatçıları ve pek çok farklı alandan düşünürleri derinden etkilemiştir. Bazen sıradan bir günde, mesela işe giderken ya da evdeki tek bir objeye bakarken, hepimiz bu soruyu kafamızda sorarız. Fakat bu soruya, kimsenin vermediği ya da alışılagelmiş cevapların ötesinde bir yaklaşım var: Edmund Husserl’in felsefesi. Peki, Husserl’e göre varlık nedir? Bu sorunun cevabı, felsefeye yeni bir pencere açarken, insanın dünyaya…
Yorum BırakBazen bir davranışı gözlemlerken “Acaba bu nasıl, neden oluyor?” diye merak ederim. İnsan zihninin bilinmeyen köşelerine baktıkça, davranışlarımızın ardında yatan bilişsel ve duygusal süreçler şaşırtıcı derecede karmaşıklaşıyor. Cinsel performans kaygısı da bu süreçlerden biri. Pek çok kişi için performans kaygısı sadece bir anlık gerginlik değil; düşünce, duygu, beden ve sosyal etkileşim ağının kesişiminde yer alan derin bir psikolojik sorun haline gelebiliyor. Bu yazıda cinsel performans kaygısının nasıl aşılabileceğini bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji perspektifleriyle inceleyeceğiz. Cinsel Performans Kaygısı Nedir? Cinsel performans kaygısı; bir kişinin cinsel ilişki sırasında “yetersiz kalma”, “beklentileri karşılayamama” ya da “utanç duyma” gibi olumsuz düşünceler geliştirmesi sonucu…
Yorum BırakAsr-ı Saâdet: Tarihin Altın Çağını Anlamak Geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıktığınızda, yalnızca eski olayları görmekle kalmazsınız; aynı zamanda günümüzün düşünsel ve toplumsal yapılarının temel taşlarını da keşfederiz. Tarih, bize sadece ne olduğunu değil, neden olduğunu ve nasıl şekillendiğini anlatır. Bu anlamda, Asr-ı Saâdet terimi, İslam dünyasında sadece bir tarihsel dönemi değil, aynı zamanda ahlaki, dini ve toplumsal değerlerin zirveye çıktığı bir çağın sembolüdür. Peki, Asr-ı Saâdet nedir ve bu dönemin anlamı, tarih boyunca nasıl evrilmiştir? Bu yazıda, Asr-ı Saâdet teriminin tarihsel kökenlerini, bu dönemin toplumsal, kültürel ve dini anlamlarını ele alacak ve geçmiş ile günümüz arasında paralellikler kuracağız. 7.…
Yorum BırakHer şeyin bir sebebi var mı, yoksa bazı şeyler sadece var olur mu? Bir asma yaprağının büzüşmesinin ardında bir anlam aradığımızda, bu basit doğal olayı daha derin bir şekilde sorgulamaya başlarız. Aslında, doğanın bu tür küçük olayları bile düşünmeye değer kılar, çünkü her bir fenomen, bir anlam ve bilgi arayışımızın parçası olabilir. Asma yaprağının büzüşmesinin sebebini sorgularken, bu olayın sadece fiziksel bir değişim değil, aynı zamanda ontolojik, epistemolojik ve etik bakış açılarıyla nasıl şekillendiğini anlamak, varlık ve bilgi üzerine düşündürür. Peki, bir asma yaprağı neden büzüşür? Bu basit soruya felsefi bir bakış açısıyla yaklaşmak, bizi doğa, varlık ve anlam üzerine…
Yorum BırakBir Şeyi Unutmak Normal Mi? Hayatın temposu içinde, bazen bir şeyleri unutmak o kadar doğal geliyor ki, durup kendime soruyorum: “Gerçekten unuttuğum için mi üzülüyorum, yoksa unutmak gerektiği için mi?” Kayseri’de, sakin bir akşamda, evin köşe köşe kokan eski kitaplarla dolu olduğu bir odada, bu soruyu düşündüm. Belki de hepimizin yaşadığı, “unutulmuşluk” hissi, bazen bizi yeniden bulmak için gereken bir arayışa dönüşüyor. Peki, bir şeyi unutmak normal mi? Bu yazıda, bir kaybın ardından yaşadığım karmaşık duyguları paylaşmak istiyorum. Unutulmuş Bir Adres İlk defa seni unutmak zorunda kaldım. Nasıl oldu, ne zaman oldu bilmiyorum. Bazen bir şeyleri kaybetmek, onları ararken aslında…
Yorum Bırak