Baba Evi Neyi Anlatır? Çocukluğun Duvarlarından Yetişkinliğin Gerçeklerine Komik Bir Yolculuk
Bazı evler vardır, kapısından girince sadece dört duvar görmezsiniz. Bir koku gelir burnunuza, eski bir ses kulağınıza çalınır, mutfaktan tencere kapağı sesi yükselir ve bir anda kendinizi yıllar önceki hâlinizle karşı karşıya bulursunuz. İşte Baba Evi neyi anlatır? sorusunun cevabı biraz da burada saklıdır. Çünkü baba evi sadece içinde yaşanılan bir bina değildir; çocukluğun, aile alışkanlıklarının, küçük tartışmaların, büyük sevgilerin ve insanın kendini tanıma hikâyesinin adresidir.
İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak bazen kendimi hâlâ baba evinin salonunda kumandayı ararken buluyorum. Gerçi kumandayı ararken bile yetişkin gibi davranıyorum:
“Ben zaten bu evin düzenini biliyorum.”
Beş dakika sonra annemin sesi geliyor:
“Televizyonun üstüne bak.”
Ve tabii ki kumanda televizyonun üstünde.
O an anlıyorum ki yaşım 25 olmuş olabilir ama bazı konularda hâlâ 10 yaşındaki hâlimle aynı kişiyim. Sadece eskiden çizgi film izlemek için kavga ediyordum, şimdi haber izlerken “Bu ülke nereye gidiyor?” diye ciddi ciddi konuşuyorum. Ama kumanda yine aynı yerde duruyor.
Baba Evi Neyi Anlatır? Geçmişle Bugünün Buluştuğu Yer
Bugün “Baba Evi neyi anlatır” konusunu daha yakından inceleyerek merak edilen detaylara değineceğiz.
Baba evi, insanın hayatındaki ilk dünyadır. Dışarıdaki büyük dünyanın aksine burada kurallar daha nettir. Ayakkabılar kapının yanında çıkarılır, mutfaktan gelen yemek kokusu evin saatini belirler ve herkes birbirinin ne yaptığını az çok bilir.
Mesela baba evinde gizli bir şey yapmak neredeyse imkânsızdır.
Gece mutfağa sessizce gidip pasta yemek mi istiyorsunuz?
Plan mükemmeldir. Ayak ucunda yürürsünüz, ışığı açmazsınız, dolabı yavaşça açarsınız.
Tam pastadan bir çatal alırken:
“Ne yapıyorsun?”
Sesi duyarsınız.
İç ses:
“Ben aslında sadece su içmeye gelmiştim.”
Ama elinizde pasta vardır.
Baba evi biraz da insanın kendini açıklamak zorunda kaldığı ilk yerdir. Çünkü aile üyeleri sizi o kadar iyi tanır ki bazen kendi bahanenize siz bile inanamazsınız.
Baba Evinin Küçük Ama Unutulmaz Kuralları
Her baba evinin görünmeyen kanunları vardır. Bunlar yazılı değildir ama herkes bilir.
1. Kapı sesi bütün aileyi harekete geçirir
Baba evinde anahtarın kapıya girdiği an küçük bir güvenlik sistemi çalışır.
Kim geldi?
Poşet var mı?
Bir şey mi alındı?
Misafir mi?
Bütün aile kısa süre içinde bilgi sahibi olur.
Ben bazen düşünüyorum, bazı evlerde güvenlik kamerasına gerek yok. Anne zaten bütün mahalle hareketlerini takip eden doğal bir sistem gibi çalışıyor.
“Komşunun oğlu taşınmış.”
“Nasıl öğrendin?”
“Balkona çıktım.”
Bitti. Haber ajansı kapanabilir.
2. Yemek saati kutsaldır
Baba evinde yemek sadece yemek değildir. Bir araya gelme törenidir.
“Ben dışarıda yerim.”
Cümlesi genellikle büyük bir tartışmanın başlangıcıdır.
“Dışarıda ne yiyeceksin?”
“Bir şeyler.”
“Bir şeyler ne?”
İşte burada insan hayatının en zor sorularından biriyle karşılaşır.
Çünkü gerçekten “bir şeyler” yemektir. Ama aile büyükleri için bu cevap kabul edilemez.
Baba evi insana şunu öğretir: Ne kadar büyürsen büyü, annenin yaptığı yemek karşısında restoran menüsü biraz anlamsız kalabilir.
Baba Evi ve Çocukluktan Yetişkinliğe Geçiş Hikâyesi
Baba Evi neyi anlatır? diye düşündüğümüzde aslında en büyük cevaplardan biri büyümektir.
Çocukken baba evi bize sonsuz bir güven alanı gibi gelir. Sorunlarımız küçüktür.
Oyuncağımız kırılır.
Arkadaşımız bizimle konuşmaz.
Bisikletimizin zinciri çıkar.
Dünyanın sonu gibi gelir.
Sonra büyürüz.
Bu kez faturalar vardır, iş hayatı vardır, gelecek kaygısı vardır.
Ama garip olan şudur: İnsan ne kadar büyürse büyüsün bazı anlarda yine baba evine dönmek ister.
Çünkü orada kim olduğunuzu kanıtlamanız gerekmez.
Başarılı görünmek zorunda değilsiniz.
Güçlü görünmek zorunda değilsiniz.
Sadece sizsinizdir.
Bazen İzmir’de arkadaşlarımla otururken herkes hayat planlarından bahsediyor.
Biri diyor:
“Beş yıl sonra kendi işimi kuracağım.”
Diğeri:
“Yurt dışına taşınmayı düşünüyorum.”
Ben de kafamdan geçiriyorum:
“Ben şu an eve gidince annem ‘çöpü çıkar’ demeden çıkarabilir miyim acaba?”
Büyük hedeflerle küçük gerçekler arasında böyle bir yerde duruyoruz.
Baba Evindeki Babaların Kendine Has Dünyası
Babalar da baba evinin ayrı bir karakteridir.
Bazı babalar sessizdir. Ama o sessizliğin içinde bin tane cümle vardır.
Televizyon karşısında oturur.
Maçı izler.
Hiç konuşmaz.
Ama siz odadan çıkarken:
“Üşütme.”
der.
İşte bazı babaların sevgi dili budur.
Uzun uzun duygusal konuşmalar yapmazlar. Onların sevgisi bazen tamir edilen bir sandalye, kapıya bırakılan bir anahtar ya da “Varınca haber ver” cümlesidir.
Babamın bazı cümlelerini yıllar sonra anlamaya başladım.
Çocukken:
“Yavaş kullan.”
diye kızardı.
Ben:
“Tamam ya, biliyorum.”
derdim.
Şimdi biri bana aynı şeyi söylediğinde anlıyorum.
Çünkü insan bazı cümlelerin anlamını ancak yaş alınca çözüyor.
Baba Evi Bazen Komedi Filmi Gibidir
Aile içinde yaşanan olayların çoğu yıllar sonra komik hikâyelere dönüşür.
Mesela çocukken ciddi sandığımız tartışmalar.
“Sen benim telefonumu neden aldın?”
“Çünkü ders çalışmıyordun.”
“Ben araştırma yapıyordum.”
“Ne araştırması?”
“İnternete bakıyordum.”
“İnternete bakmak araştırma değildir.”
Bugün bu konuşmayı hatırlayınca gülüyorum.
Çünkü aslında aile içinde herkes kendi döneminin doğrularıyla hareket ediyor.
Anne babalar bizi korumaya çalışıyor.
Biz özgür olmaya çalışıyoruz.
Sonuç?
Aynı evin içinde küçük çaplı bir diplomasi toplantısı.
Baba Evinden Ayrılmak ve Değerini Sonradan Anlamak
İnsan bazen baba evinin değerini uzaklaşınca anlıyor.
Ayrıyken fark edilen şeyler oluyor.
Sabah mutfaktan gelen sesler.
Dolapta hazır duran yemek.
Birinin “Geç kaldın” diye kızması.
Hatta bazen sürekli duyduğunuz nasihatler bile özleniyor.
Çünkü insan alıştığı şeylerin değerini çoğu zaman kaybedince fark ediyor.
Baba evi bize sadece yaşam alanı vermez. Karakterimizin temel taşlarını da bırakır.
Konuşma tarzımızdan alışkanlıklarımıza kadar birçok şey oradan gelir.
Bazen arkadaş ortamında söylediğim bir cümleyi duyup duruyorum:
“Ben bunu nereden öğrendim?”
Sonra cevap geliyor:
“Tabii ki evden.”
Baba Evinin Anlattığı En Büyük Şey: Aidiyet
Sonuç olarak Baba Evi neyi anlatır? sorusunun cevabı tek bir kelimeyle açıklanamaz.
Baba evi geçmişi anlatır.
Sevgiyi anlatır.
Sabretmeyi anlatır.
Hata yapmayı ve yeniden başlamayı anlatır.
İnsanın ilk kahkahalarını, ilk korkularını, ilk hayallerini taşıyan yerdir.
Bazen eski bir koltuk, bazen duvardaki bir fotoğraf, bazen mutfakta duran bir tabak bile yıllarca saklanan anıları ortaya çıkarabilir.
Belki de bu yüzden insanlar kaç yaşına gelirse gelsin baba evine döndüğünde biraz çocuklaşır.
25 yaşında olabilirsiniz.
İşiniz olabilir.
Kendi kararlarınızı verebilirsiniz.
Ama baba evinin kapısından girince anneniz:
“Üstünü değiştir, yemek hazır.”
dediğinde içinizden küçük bir ses şöyle der:
“Tamam.”
Ve o küçük ses aslında yıllardır sizinle yaşayan çocuk tarafınızdır.
Baba evi, insanın hayatındaki ilk limandır. Dışarıdaki fırtınalara karşı sığındığı, kendini yeniden hatırladığı yerdir. Belki de en güzel yanı şudur: İnsan oradan ne kadar uzaklaşırsa uzaklaşsın, içinde hep küçük bir odası kalır.
Damlatipmerkezi olarak “Baba Evi neyi anlatır” konusunda hazırladığımız bu içeriğin beğeninizi kazandığını umuyoruz. Bir sonraki yazıda buluşmak üzere!