İçeriğe geç

Etüd mü etüt mü ?

Etüd Mü Etüt Mü? Bir Anın Peşinden…

Hayat, bazen küçük detayların içinde kaybolur. Sabah uyanırsınız, kahvenizi alıp pencerenin önünde bir süre sessizce dışarıyı izlersiniz. Kafanızda dönüp duran sorular vardır, bazen bunlar çok derin, bazen ise sıradan. Ama her biri, sizi bir noktada düşündürür. Geçen hafta yaşadığım bir olayda, işte böyle bir anı fark ettim. Her şey, bir kelimeyi yanlış söylemekle başladı: “Etüd mü, etüt mü?” Ama bu kelime, ne kadar basit görünse de, içimde bir sürü duyguyu harekete geçirdi.

O an: Etüt mü, etüd mü?

Kayseri’nin soğuk sabahlarından biriydi. Okulda ikinci dönem başlamıştı, herkes yeni derslerine odaklanıyordu. Bir öğretmenimizle sohbet ediyorduk. O sırada, birden bana dönüp sordu: “Etüd mü, etüt mü?” Soru, içimde bir fırtına kopardı. Evet, doğru duydum, etüt mü etüd mü? İkisinin de doğru olduğunu öğrenmiştim daha önce, ama bu kadar anlamlı bir soruya ilk kez bu kadar kafa yormam gerekmişti.

Bir an düşündüm, kelimeyi telaffuz ederken tüylerim diken diken oldu. “Etüd” mü desem, yoksa “etüt” mü? İçsel bir kaygı başladı. Aniden, bu soru sadece dil bilgisiyle ilgili bir mesele gibi görünmedi. Daha derin bir şey vardı burada. Bir yanlış kelime kullanmak, belki de bana olan güvenimi kaybettirir miydi? Ama içimden bir ses, belki de sadece bir kelime olduğunu, hayatın diğer her şey gibi bu soruya da fazla anlam yüklemenin gereksiz olduğunu söylüyordu. Ama işte, o an ben yine kaybolmuştum, kelimelere takıldım.

Heyecan, korku ve hayal kırıklığı

O gün, dersin bitiminde okuldan çıktım ve biraz yürüyüş yapmaya karar verdim. Her zaman olduğu gibi, Kayseri’nin sokaklarında yürürken düşüncelerimle baş başa kaldım. “Neden bu kadar takıldım?” diye sorguladım. İşte o zaman fark ettim: Bu sorunun içinde bir tür “başarısızlık korkusu” vardı. Etüt mü, etüd mü? Bunu doğru söylemek, çevremdekilerin bana bakışını değiştirebilir miydi? Bir hatamı görmek, kendimi kötü hissetmeme yol açar mıydı?

Bir yandan da, bu kadar küçük bir şeyin içimde bu kadar büyük bir duygusal tepki yaratması beni şaşırtıyordu. Ama yine de insan bazen böyle hissediyor. Küçük bir kelime ya da bir yanlış anlaşılma, heyecanı, korkuyu ve hayal kırıklığını aynı anda yaşamanıza neden olabilir.

Hayal kırıklığının derinlikleri

O gün eve döndüğümde, odama geçtim ve birkaç dakika boyunca sadece sessiz kaldım. İçimden geçen düşünceler bir karışım gibiydi: Kaybolmuşluk, hayal kırıklığı, belki de biraz utanç. Yani bu kadar küçük bir mesele neden bu kadar büyüktü? Ama o an, içimde ne kadar da büyük bir şeyin dönüp durduğunu fark ettim. Kelimenin doğru telaffuzunu bulmak, aslında bir tür kontrol arayışıydı belki de. Bir insanın hayatta kontrolü ne kadar kaybetmeye tahammül ederse, o kadar huzursuz olur. Bir kelimenin anlamına sıkı sıkıya bağlı olmak, belki de bu kaygıyı yansıtan bir işaretti.

O anda, en çok istediğim şey, hayatın sadece kelimelerle sınırlı olmadığıydı. Kelimeler önemli elbette, ama bir insanın gerçek değerini belirleyen şey, söylediklerinden çok, hissettiklerinden ve yaptığı hareketlerden ibaretti. Bunu kabul edebilmek, bir anlamda rahatlatıcıydı. “Etüd mü etüt mü?” sorusunun peşinden gitmek, bana sadece bir kelimenin ne kadar güçlü olabileceğini öğretmişti. Ama hayatımda doğru ve yanlış olan, bu kelimenin değil, kalbimdeki samimiyetin, duygularımın ve bana yön veren değerlerimdi.

Sonuçta: Bir kelime, bir hayat

Hayatım boyunca birkaç kelimeye takıldım, birkaç küçük hataya üzüldüm. Ama her seferinde, sonunda bir şekilde anlamayı başardım. Bazen duygularımın beni ne kadar etkilediğini görmek, bazen de sadece bir kelimenin ne kadar büyüleyici olabileceğini fark etmek, hayatı daha anlamlı kıldı. Etüd mü, etüt mü? Sonuçta ikisi de doğru. Ama önemli olan, hayatta her zaman doğru yolu bulamayabileceğimiz ve bazen kelimelere takılmanın bizi ne kadar güçlü kıldığını anlamaktı.

Bugün, bu kelimenin ardında bir anlam aramaya çalışırken fark ettim: Bu küçük mesele, duygularımızın ne kadar derin olabileceğini gösteriyor. Küçük anlar, bazen büyük anlamlar taşır. Ve evet, belki de önemli olan, bu tür küçük detayları ne kadar sevdiğimizi ve ne kadar onlarla barıştığımızı anlamak. Hayal kırıklığından, heyecana, umuda kadar… İşte bunlar, her gün bizi biz yapan duygular.

Belki de sonunda önemli olan, doğru kelimeyi bulmak değil, o kelimeyi kullanarak hissettiklerimizi paylaşabilmektir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
vdcasino giriş